BİLİNÇALTI

       Örgütler, tuzağına düşürdüğü gençlerin peşini bir daha kolay kolay bırakmamaktadırlar. Onları iliklerine kadar sömürmektedirler. Ölülerinden bile istifade cihetine giderek, ailelerini de felakete ve yıkıma uğratmaktadırlar.
Gençler, terör örgütlerinin en önemli personel kaynağı oldukları gibi en etkili vurucu gücünü de teşkil etmektedirler. Daha da önemlisi, terör örgütleriyle kitleler arasındaki bağı da gençler oluşturmaktadırlar.
Netice olarak gençlerin, özellikle de öğrenci gençliğin terör örgütlerinin en vazgeçilmez ve hayati unsurunu teşkil ettiği değerlendirilmektedir.

 

Gençlik ;

            Genel Tanımı : Terör örgütlerinin dinamosu niteliğindeki gençlik ile ilgili de çeşitli tanımlamalar yapılmıştır. Gençliği dar manada çocuklukla orta yaş arasındaki devre olarak ; geniş manada kendinden evvelki çocukluk ile kendinden sonraki erginlik kesimi  arasında psikolojik, biyolojik ve sosyal açıdan en duyarlı yaş kesiti olarak tanımlamak mümkündür.
UNESCO, 15-25 yaş dilimini gençlik olarak kabul etmiştir. Ülkemizde ise,     14-22 yaş kesimi, gençlik çağı olarak benimsenmiştir.

            Ülkemizde genç nüfusun yoğunluğu dikkate alındığında, 14-22 yaş   kesitindeki insanlarımızın önemli bir yekün teşkil edeceği kendiliğinden anlaşılacaktır. Okuyanlar açısından, 14-22 yaş grubundaki gençlerin, Lise ve Üniversite gençliği olduğu açıktır.
            Gençliği akademik düzeyde ele alan çeşitli araştırma ve değerlendirmelerde; gençler, okuyan gençler ve okumayan gençler olarak ikiye ayrılmıştır. Okuyan gençler, orta öğretim gençliği ve yüksek öğretim gençliği olarak  taksim edilmiştir. Yine, okumayan gençlerde işçi gençlik, köylü gençlik ve avare (lümpen) gençlik olarak kategorize edilmişlerdir. Ancak, okumayan gençlik ile ilgili olarak yapılan bu gibi sınıflandırmaların, bu gün itibarıyla daha da çeşitlendiği  ve bazı sınıflar önemini yitirirken, bazılarının önemi artmıştır.