Yasadışı Göç

Özellikle son yıllarda uluslararası toplum yapısında meydana gelen gelişmeler, ülkelerarası çıkar çatışmaları veya iç savaşlar, ağır ekonomik güçlükler ve bunların beraberinde getirdiği açlık, kıtlık ve salgın hastalıklar, daha iyi ve rahat bir yaşam arzusu, yaygın insan hakları ihlalleri, milyonlarca insanın doğup büyüdüğü topraklardan ayrılarak gelişmiş ülkelere doğru yasal veya yasal olmayan yollardan göç etmesine sebep olmuştur.

Dünya ülkeleri arasındaki gelişmişlik düzeyi farkı, her geçen gün artan gelir dağılımı uçurumu, toplumu oluşturan fertlerde daha rahat bir yaşam sürme arzusu oluşturmuştur. Hiç şüphesiz bolluk ve zenginlik içinde yaşayan batı ülkelerindeki insanları görsel veya yazılı basından tüm açıklığıyla görebilen fakir ülkelerin vatandaşları bu hayata karşı sınırsız bir arzu duymakta, ülkelerinde bulamadıkları huzuru ve mutluluğu başka ülke topraklarında bulacakları ümidiyle yeni arayışlar içine girmektedirler.

Yasal göç hareketleri veya uluslararası korunmadan faydalanmak amacıyla yapılan iltica başvuruları dışında, Orta-Batı Asya ülkeleri ile Ortadoğu ve Afrika ülkelerinden gelen yasadışı göçmenler, çeşitli yol ve yöntemlerle gelişmiş Avrupa ülkeleri, ABD, Kanada veya Avustralya gibi ülkelere yasadışı yollardan geçiş yapmaya çalışmaktadırlar.

Ülkeye yasadışı yollarla giriş-çıkış yapmak, ülkeye yasal yollarla girdikten sonra yasal süresinin bitiminde çıkış yapmayarak yasadışı konumda kalma, sahte seyahat belgeleri ile ülkeye giriş-çıkış yapmak, deniz yolu araçları ile bir ülkeden başka bir ülkeye geçiş yapmaya çalışmak gibi çeşitli yöntemler izleyen yasadışı göçmenlerin her geçen gün farklı metot ve hareket tarzı izledikleri de görülmektedir.

Ülkemiz de Asya ile Avrupa arasındaki coğrafi konumu nedeniyle gelişmemiş Afganistan, Pakistan, Irak, İran, Bangladeş gibi ülke vatandaşlarının Avrupa ülkelerine geçişi için transit güzergah; Moldova, Romanya, Belarus, Gürcistan, Rusya Federasyonu gibi Eski Doğu Bloku ülkeleri vatandaşlarının Ülkemizde kaçak çalışması için hedef ülke; vatandaşlarımızın Avrupa ülkelerine yasadışı geçişleri bakımından da bir kaynak ülke olarak yasadışı göç kavramı içinde yerini bulmaktadır.

Yasadışı göçmenler, Ülkemiz dışında, Kafkasya, Afrika, Rusya Federasyonu, Ukrayna, Güneydoğu Akdeniz, Balkan Ülkeleri, Bosna-Hersek gibi farklı birçok güzergahı kullanmaktadır.

Ülkemize illegal yollarla giriş-çıkış yapmaya çalışırken veya ülkemizde yasadışı konumda iken yakalanan yabancıların sayısı 1995 yılında 11362 iken, 2000 yılında yüzde 900 oranında bir artışla 94514'e yükselmiş, 2001 yılında ise 92.365 yasadışı göçmen tespit edilmiştir.

Sayıları yüz binlerle ifade edilen yasadışı göçmenlerin bu geçişlerini organize ederek kolay yolla büyük miktarlarda para kazanan göçmen kaçakçılığı organizasyonlarının sayısı da son yıllarda önemli artış göstermiştir. 1998 yılında 98 organizatör yakalanmışken, bu sayı 2000 yılında 850'ye yükselmiş, bu sayı 2001 yılında ise 1155'e ulaşmıştır.

UYRUK

1998

1999

2000

2001

2002

TOPLAM

TÜRKİYE

75

139

701

1021

102

2038

AFGANİSTAN

 

 

14

 

 

14

AZERBEYCAN

 

 

7

 

 

7

BANGLADEŞ

 

6

11

1

 

18

BİLİNMİYOR

 

 

 

13

 

13

BULGARİSTAN

3

 

2

1

1

6

FAS

 

 

9

 

 

9

GÜRCİSTAN

 

 

3

4

 

7

HİNDİSTAN

 

2

2

 

 

4

IRAK

14

13

48

47

3

125

İRAN

1

12

19

35

4

71

LÜBNAN

1

 

 

4

 

5

MALEZYA

 

 

2

 

 

2

MISIR

1

 

 

 

 

1

MOLDOVYA

 

 

1

 

 

1

NİJERYA

 

 

2

 

 

2

PAKİSTAN

3

9

8

10

 

30

POLONYA

 

 

1

1

 

2

ROMANYA

 

 

2

 

 

2

TOPLAM
98
187
850
1155
110
2400

Sosyo-ekonomik, politik, coğrafi ve insan haklarını ilgilendiren birçok yönüyle bir insanlık sorunu olarak ortaya çıkan ve Dünya ülkelerinin gündemini ilk sıralarda meşgul eden yasadışı göç sorunu ile mücadele etmek için ülkeler ve çeşitli önlemleri yürürlüğe koymakta ve karşılıklı menfaat ruhu çerçevesinde işbirliği yapmaktadır.

Ülkemizde Yasadışı göçle mücadele eden tüm birimlerle koordineli biçimde idari önlemler alınmakta ve yasal zemin güçlendirilmektedir. Ayrıca, Ülkemiz uluslararası işbirliği kapsamında birçok ülkeyle ikili görüşmeler yapmakta, uluslararası oluşumlara ve forumlara katılmaktadır. 2000 ve 2001 yıllarında Ülkemiz Polisince Bosna-Hersek ve Arnavutluk Polisine bu alanda eğitim verilmiştir.

Ülkemizin uluslararası alanda gösterdiği kararlı tutuma rağmen, transit güzergah üzerinde bulunması ve kaçak göçmen veren bir ülke olması nedeniyle özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkeler tarafından, gerekli ve yeterli tedbirleri almamakla suçlanmaktadır.

Bununla birlikte, bu suçlamanın sahibi olan ülkeler ise ekonomik amaçlı yasadışı geçiş yapan bu kişilere mülteci statüsü tanıyarak, daha sonra bu ülkelere gelmeyi planlayan yasadışı göçmen adaylarını da teşvik etmektedir. Bunun yanısıra, yasadışı göçün nedeni olan kaynak ülkelerdeki ekonomik güçlüklerin önümüzdeki yıllarda da artış göstererek devam edecek gibi görünmesi, gelir dağılımı uçurumunun kapanacağına dair olumlu bir işaretin olmayışı, yasadışı geçişlerin bundan sonra da artıracak süreceğini göstermektedir. Bundan dolayı zengin hedef ülkelerin gelişmemiş ülkelere ekonomik yardımlarını artırması gerekmektedir.

Ülkemiz, bu suçla mücadele için almakta olduğu önlemleri bundan sonra da yeni önlemlerle destekleyecek ve kararlı tutumunu sürdürecektir.